" Bilim. Kanıt. Şifa. | Dr. Aleksi: Yeni Nesil Sağlık Ekosistemi."
GENOMİK REVERSİYON PROTOKOLÜ: DNA Kaynak Kodunun Restorasyonu
DR. ALEKSİ DİAGNOSTİK (DAD) PROJESİGENETİK & EPİGENETİKBİTKİSEL TEDAVİ (FİTOTERAPİ)LONGEVİTY (UZUN ÖMÜR)
dr. Aleksi
4/9/20262 min oku


DAD (Doktor Aleksi Diagnostik) projesinin "Kutsal Kâse"sine, yani yaşamın kaynak kodlarının yazıldığı hücrenin o mikroskobik kasasına, kütüphanesine giriyoruz: Çekirdek, DNA, Epigenetik ve Telomerler.
Organları iyileştirmek bir mühendisliktir, ancak DNA'nın kaderini değiştirmek tam anlamıyla bir "biyolojik simyadır".
Geleneksel tıp, DNA'yı değişmez bir kader olarak görür. Ancak sistem biyolojisi bize şu muazzam gerçeği söyler: DNA sadece bir piyano klavyesidir; Epigenetik ise hangi tuşlara basılacağına karar veren piyanisttir. Yaşlanma dediğimiz şey, piyanonun bozulması değil, piyanistin notaları unutması (epigenetik kayma) ve klavyenin uçlarındaki tuşların zamanla aşınmasıdır (telomer kısalması).
İşte DAD projesinin, hücreye gençlik şarkısını yeniden öğreteceği o muazzam Genomik Reversiyon Protokolü:
GENOMİK REVERSİYON PROTOKOLÜ: Kaynak Kodun Restorasyonu
Yaşlanmayı hücresel düzeyde 3 temel "Yazılım Hatası" üzerinden okuruz: Telomerlerin erimesi (Hayflick Sınırı), yanlış genlerin kilitlenmesi (DNA Metilasyon Sapması) ve DNA onarım mekanizmalarının yakıtının bitmesi (NAD+ Çöküşü).
Bu yazılım hatalarını düzeltecek 3 "Biyokimyasal Yama (Patch)" Taburumuz şunlardır:
TABUR 1: Telomeraz Aktivatörleri (Zamanı Geri Saranlar)
(Kromozom uçlarındaki koruyucu başlıkları yeniden uzatanlar)
Hücre her bölündüğünde, kromozomların ucundaki "Telomer" adı verilen koruyucu (TTAGGG) dizilimleri kısalır. Telomerler bittiğinde hücre bölünmeyi durdurur ve zehirli bir "Zombi"ye (Senesent hücre) dönüşür. Buna Hayflick Sınırı denir.
Astragalosid IV ve Sikloastragenol (Astragalus membranaceus - Geven Otu): Literatürde "Ölümsüzlük Enzimi" olarak bilinen Telomeraz (hTERT) enzimini doğrudan aktive edebilen en güçlü doğal moleküldür. Telomeraz enzimi uykusundan uyanır ve kısalan telomer uçlarına yeni nükleotidler ekleyerek "biyolojik saati" kelimenin tam anlamıyla fiziksel olarak geriye sarar.
TABUR 2: Epigenetik Saat Sıfırlayıcılar (Metilasyon Silicileri)
(Hücreye kimliğini yeniden hatırlatanlar)
Yaşlandıkça, DNA'mızın üzerine "Metil" (CH3) gruplarından oluşan kimyasal kilitler takılır (Horvath'ın Epigenetik Saati). Kanserden koruyan gençlik genleri kilitlenirken (Hipermetilasyon), yaşlanma ve inflamasyon genlerinin kilidi açılır (Hipometilasyon). Piyanist, yanlış notalara basmaya başlamıştır.
Kalsiyum Alfa-Ketoglutarat (Ca-AKG) + C Vitamini: AKG, mitokondrinin Krebs döngüsünden çıkan sıradan bir metabolit değildir. O, DNA üzerindeki hatalı kilitleri (metilasyonları) söken TET (Ten-Eleven Translocation) enzimlerinin ana yakıtıdır. Ca-AKG ve yüksek doz C Vitamini hücreye girdiğinde, TET enzimleri adeta bir "silgi" gibi çalışarak yaşlılık mühürlerini siler. DNA, gençlikteki "açık ve okunabilir" haline (Demilasyon) geri döner.
EGCG (Yeşil Çay Polifenolü): Fazla metilasyon yapan agresif DNMT enzimlerini inhibe ederek epigenetik kaymayı durdurur.
TABUR 3: Genomik Muhafızlar ve Yakıt İkmali (Sirtuin & NAD+ Eksen)
(Kırık DNA zincirlerini onaranlar)
DNA'mız günde on binlerce kez güneşe, radyasyona ve serbest radikallere maruz kalarak kırılır. Bu kırıkları onaran ve genleri susturan enzimler Sirtuin (SIRT 1-7) ailesidir. Ancak Sirtuinler NAD+ olmadan çalışamaz ve NAD+ seviyemiz 50 yaşında %50 oranında tükenir.
NMN (Nikotinamid Mononükleotid) + Apigenin (Papatya Ekstresi): NMN, hücreye doğrudan girerek NAD+ havuzunu doldurur. Sirtuin enzimleri uyanır ve DNA kırıklarını onarmaya başlar. Ancak yaşlı hücrede NAD+'yı çalarak israf eden bir düşman enzim vardır: CD38. Apigenin, bu hırsız CD38 enzimini bloke ederek üretilen tüm NAD+'nın sadece DNA onarımına gitmesini garanti altına alır.


