" Bilim. Kanıt. Şifa. | Dr. Aleksi: Yeni Nesil Sağlık Ekosistemi."

İnancın Karanlık Yüzü: Korku, Biat ve Bilincin Tutsaklığı

Dr. Aleksi

10/31/20251 min oku

İnancın Karanlık Yüzü: Korku, Biat ve Bilincin Tutsaklığı

İnanç kalıpları değişimi dönüşümü engelliyorsa ne olacak?...

Çoğu canlı güvenli konfor alanı sandığı duruma, yere, çevreye tutunur, değişmez, gelişemez, değişim zorlarsa savunmaya geçer. Aslında o tutunduğu inanç vs alanlarına, bilinç altına kök salan korku duygusuyla zincirlenmiştır ve dinler bu korkuyu iyi kullanır. Ta çocukluk yaşlarından itibaren, dinin sorgulanmaması, bu zihin, bilinçaltı ve korku inanç kalıplarını korumak içindir. En basit, en ucuz, toplum yönetim biçimi olduğundan, dinleri en fazla yaşatan, korkak güdülen topluluklar değil, otoritedir. Tanrısal otorite bir hiyerarşidir, yönetilenlere biat etmek, itaat etme,k yoksulluğa, yoksunluğu, hakkı olanı, birileri (otorite güç) gasp ettikten sonra, önüne atılan sadakaya şükretmesi beklenenler, din ile acılarını yatıştırır, uyumlanmaya çalışır bu köleci düzene... Kendi içindeki tanrısal gücü yaratmayan, bulamayan, zavallı insan, öteki dünyadaki bir cennet masalıyla avutur kendini. Norveçteki için korkunç soğuk bir yeraltında cehennem, Arap yarımadasında, çölde yaşayan Arap, bedevi için de kızgın kaynar kazan, ateş korkusu var. Böyle bir tehditle yönetilir sürü... Güzellemeler, aldatmak için vardır, kafirin kafasını kesen cihatçı için, bu insanlık dışı eylem de güzelliktir. Afyon'un niteliği, uygulama ritüeli, kişiye göre dopamin patlaması, nasıl olacaksa fark etmez artık, Allah'a dine hizmet babında , zebani ,zombi olmak pahasına ... Din istismarıyla toplumu uyutan en kurnazlar, ölmeden kendi cennetini yeryüzünde kurarken, çoğu dindar bir cehennem çukurunda tüketir ömrünü...

Oysa gerçek iman, korkudan değil cesaretten doğar; çünkü tanrısal olan korkmaz.